AÇLIK
herkes mutluluğa aç kalır oldu son zamanlarda.mutluluk kıtlığı yaşanıyor her hanede.kim gülebiliyor ki artık yaşananlara herkes düşmüş bir telaş peşine herkesin omuzunda birer kambur.hani derler ya yaşın kaçta hey gidi zaman!diyorsun? Hayır aslında tamda bizim için hey gidi zaman!çocukken nasılda kaygısızdık,sokaklarda toz toprak içinde oynarken toprak böyle acı kokmuyordu tek korkumuz kirlenen kıyafetlerimiz ve ellerimiz olurdu bunun için azarlanmamız belkide.acıkınca salça ekmek yerdik yada salatalık domates alırdık elimize tuzlar tuzlar yerdik.o zamanlar bilmezdik dünyanın bir köşesinde bir lokma ekmeğe muhtaç binlerce yaşıtımız olduğunu.oyuncaklar alınırdı bize çok mutlu olurduk ama o zamanlar bilmezdik bu oyuncaklar yapılırken yapıldığı maddelerden biri olan petrol uğruna ırkların katledildiğini.masumduk yani suça ortak değildik geçmiş zamanlarda.peki ya şimdi?bilmiyor muyuz? Toprağın çöplerden acı koktuğunu yada bir yerlerde açlıktan ölen çocuklar olduğunu hatta bilmiyor muyuz kullandığımız birçok şeyde ham madde olarak petrol kullanıldığını ve bu petrol uğruna belki bir hayvan ırkı belkide birçok insan ırkının yok edildiğini.biliyoruz da elimiz kolumuz bağlanıyor bir şekilde tüketime ortak oluyoruz bazen doğrudan bazen dolaylı olarak.işte o yüzdendir ki farkında olsak da olmasak ta hepimizin sırtında var birkaç kambur.nereye gidiyoruz?bir bilinmeze belki de.sözde en akıllı ırk olan insanlığın yok olmasına doğru ama şunu unutuyoruz ki ya bizden de akıllı olabilecek ırklar varsa ve biz onları daha fark edemeden yok ediyorsak?biz bir aptallık çağında bile bile kendi kendimizi yok etmiyor muyuz? Yavaş yavaş evet ediyoruz ve günlük telaşlarımızdan bunları düşünemiyoruz bile...
0 yorum:
Yorum Gönder