29 Nisan 2013 Pazartesi


Gelin ağabeyler ablalar drama gelin hayata gelin….
ayakkabını boyayayım mı ağabey ! +45

                                                        hangi uçtasınız boyayım mı boyamı?

zoruma gidiyor 45 yaşındaki amcanın +15 yaşında bıyığı terleyememiş genç delikanlının ayakkabısını boyaması ama değiştiriyor mu zoruma gitmesi yok hiç bir işe yaramıyor o kadar uç sınırlarda yaşıyoruz ki ezen burnunun ucundan ezileni göremiyor ya ak ya kara ya herru ya merru yok başka bir yol kimileri bardağında viskisi yudumlarken sıcak şöminesinin önünde kimi sokakta onun attığı kuru ekmeği suyla yumuşatıp yemenin peşinde kimse sırça köşkünden kafasını çıkarıp da bakmaz çöpte ekmek eşeleyen insana daha da doğrusu insan görünümlü onun gözünde hayvana sınırlarımızın ortası yok ya her zaman ezensin yada her zaman ezilemeye mahkum olan.....



    yüzyıllardır süre gelen tükenmek bilmeyen bir gelenek aslında sanılan şey desek daha doğru olur.yıllar yüzyıllar öncesinde daha derebeylik döneminden feodalizme feodalizmden  sözde demokrasiye kadar süre gelen bir şey .çağımızın ülkemizin ve dünyanın bugün ki en büyük problemi bu değil mi aslına bakarsanız yüzeysel değil de derinlerden bakarsanız olaya.yaşadığımız dünyada politikadan tutunda hanelere kadar hanelerden tutun da halka halkçılığa kadar halkçılıktan tutunda tutuculuğa kadar hepsinin çıkış noktası da bu değimlidir zaten….
20 yaşında günümüz gençlerinden olarak işe magazinsel boyuttan başlamak istiyorum.etrafımıza bir bakalım kim kiminle nerede ne yapıyor bugünlerde en çok ekmek getiren sektör adam kadınla yolda geziyor bu uğurda flaş flaş flaaşşş diye ana haberler bile bülten değiştiriyor akabinde adam kendi el emeği olmadan yanında uşaklarıyla film yapıyor dizi yapıyor değiniyor bir drama reytinglerin ardı arkası kesilmiyor…para para para gelsin paracıklar peki ya benim sokaktaki insanım ne halde ne durumda ne yapar nasıl yaşar? Kim kiminle nerede ne yapıyor banane bundan benim halkım nerede nasıl ne şartta yaşıyor benim için önemli olan bu.ana haber bültenlerinin amacı ne halk halk sadece ünlülerden oluşmuyor kusura bakmayın birazda inin şu sokaklara bakın bakalım istanbulun arka sokaklarındaki küçücük çocuktan koskocaman adama kadar ne halde veya şehr-i vanın yaraları ne durumda kanamakta hala sızlamakta hala denilmiyor ki bu ülkenin doğusundan batısına ne halde demeyin ki bana değiniliyor hayır efendim değinilmiyor sadece değinilmek istenilene değiniliyor o kadarcık.neden biz böyleyiz elimize gazeteyi aldığımız zaman ilk baktığımız magazinsel siyaset veya 5N 1K neden biz bu kadar tüketiciyiz de üretici konumuna gelemiyoruz.Formun Üstü
          Günümüzde insanların iş bulma olasılığına bakıyoruz da kardeşim nerede ekmek aslanın midesinde midesin de bile değil bulunamamakta ki yenilsin…işsizlik azaldı deniliyor evet aslına bakılırsa azaldı peki bu azalma hangi insan modeline göre yapıldı ilkokul mezununa göre mi lise  mezununa göre mi  üniversite mezununa göre mi veya çift üniversite mezununa göre mi bu çok büyük çelişkidir.bugün parasal açıdan herkes sırça köşkünden çıkıp elini hatta yok yok parmağını taşın altına koysa bugün Türkiye bu durumda olmazdı kimse çok bir şey istemiyor arkadaş sadece sen sıcak yatağındayken birde van da çadırda donan veya yanarak ölen bebeği düşün yeter o zaten  veya hiç olmadı mı düşün hemen evinin önünde ki senin yemeye tenezzül etmediğin yemeği çoluk çocuğuna götürmek isteyen babayı çokta uzağa gitmene gerek yok aslında bak çok yakınındalar görmek istersen ama ne kadar görebilirsin ki bunları görebilsek zaten bu durumda olmazdık.alıyorsun işe 40 yaşında ki adamı suyu çıkana kadar çalıştırıyorsun hakkındır çalıştırmak lafım yok işverensin ama hangi gün patron koltuğundan kalkıp da yanlarına gidip nasılsın deme zahmetinde bulundun dur aslında buna net bir cevabım var tabi ki hiç…arkadaş nereye gidiyoruz biz  sokağa çıkıyorum hani en başında değinmiştim ya zoruma gidene bakıyorum 45 yaşında amca 15 yaşındaki gencin ayakkabısını boyuyor boyasın ekmeğini taşı sıkıp suyunu çıkararak kazansın lafı sözü olan namerttir ama bir bakmışsın ki ne göresin amcamın ayakkabısını boyadığı gençcik babasından görmüş ya üzmeyi  ne biçim boyuyorsun  hayret bir şey madem bilmiyorsun bu yaşta neden ayakkabı boyuyorsun git evinde otur demesi kolay gençcik sen sıcacık evinde kulağına takıp kulaklığı hülyalara dalarken o adamın kuru ekmek götürmesi gereken bir ailesi var ama kızmamak lazım gençciğe ne yapsın babadan böyle görme şaşmamak lazım yahu neredeyiz biz anneler babalar bari çocuklarınızı böyle yetiştirmeyin benzetmeyin kendinize alet  etmeyin kirli duygularınıza tertemiz çocukları geleceğe insan kazandırın insancık değil.dönüp şöyle bir vanıma gitmek istiyorum yaşadık bir felaket belli ki kolay kolay silinmeyecek izi dinmeyecek yaraları bitmeyecek dramı kolay kolay  üzülüyoruz evet herkes üzülüyor insani vicdani duygular taşıyan herkes hem de fakat hani neredesiniz ayda bir bina bitiren müteahitler  şimdide gelin elinizi koyunda taşın altına yapıverin hayrınıza iki tane üç tane ev gerek yok gökdelene istemiyor kimse onu şunu da belirtmek isterim ki sözüm meclisten dışarı üzerine alınması gereken her birey alınabilir üzerine . hani nerede oluk oluk dışa yatırım yapan yerli zenginlerimiz yetmedi mi Ankara ya İstanbul a diktikleriniz şimdi de memleketinizin yaralarını iyileştirmek için yapsanıza birkaç çamsakızı çoban armağanı ama pardon unutmuşum oralarda daha değerli değil mi mal varlığı ne gerek var zaten viran olmuş yıkılmış benim sandığım ama hak etmediğim memlekete yatırım yapmaya az da olsa yara kapatmaya çalışmaya ben alırım ailemi giderim  paşa paşa yerleşirim bir şehre banane van yıkılmış işime bakarım ben öyle değil kardeş sen bu toprağın insanıysan ve varsa elinde imkan yapman gerek yapamıyorsan otur şapkanı önüne alda bir düşün ben neyim diye eminim birçok insana göre hiçsin nitekim ben o insanların çıkmayan sesiyim duymalısın beni bunu yapamıyorsan hiçsin aksini düşünen olduğunu zannetmiyorum.başkalaşmayalım artık insani duygularımızı kaybetmeyelim  yıkılan her şeyi yerine getirmek için hepimiz el ele yürek yüreğe verelim kimse kimseyi ne hor görsün  ne ezsin nede terk etsin …

           Uzun lafın kısası artık insanlık kazansın istiyorum artık farkındayım istememle olmuyor ama  en azından dile getirmeyi kendime borç biliyorum ben.ses veriyorum en azından sesi çıkmayanların sesi olmaya çalışarak.çok uç noktalarda yaşıyoruz  kuru ekmek bulamayan baba bebeğini emziremeyen anne varken düşmeyelim artık havyarı zeytin sanmış yok efendim burnunu sildiği peçeteyle ağzını silmiş davasına.farklılaşmamak farkında olmak temennisiyle….
                                    
AVŞİN AYHAN

0 yorum:

Yorum Gönder